Market raflarında gördüğümüz 2,5 gramlık o minicik ve sevimli, ürünlerin en masumu gibi görünen sakızlar acaba nelerden yapılıyor, içeriğinde neler barındırıyor? ‘Bu kadardan bişey olmaz’ zihniyetiyle hergün 1 kutu bitirdiğimiz draje sakızlar gerçekte nelerden oluşuyor?
Türkiye’de hergün sakız çiğneyen yalnız %15. Böyle olunca da sakız sektörü %15’i artırmanın, daha çok sakız satmanın ve bu sakızdan kar elde etmenin derdinde. Nerde o eski sakızlar diyeceğim yine... Çünkü artık günümüzde tüm besinlerde olduğu gibi sakızlarda da karmaşık içerikler sözkonusu. Daha fazla kar, daha fazla tüketim için üreticiler neler yapıyor bakın görün.
Onbir ayın sultanı diye nitelendirilen Ramazan ayının gelmesiyle birlikte toplumumuzun beslenme şeklinde de büyük bir değişiklik yaşanır. Günün büyük bölümünde yemek yenmemesi sebebiyle sahur ve iftar yemeklerine ayrı bir özen gösterilir. Gece sabaha karşı yenen sahur yemeği ve tüm gün aç kalındıktan sonra yenen iftar yemeği büyük bir özenle zengin hazırlanır. Beslenme alışkanlığındaki bu değişime bağlı olarak eğer dikkat edilmezse sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilir.
Ramazanın sonuna yaklaştığımız şu günlerde Ramazanı ne kadar idrak edebildik, ne kadar yaşabildik diye sormanın zamanıdır ki, en kıymetli olan son 10 günü de olsa kaçırmadan iyi değerlendirelim. Ramazan Kur’an ayıdır. Allah c.c.’ye yakınlaşma ayıdır. Olmayana yedirme, yoksulu doyurma, elindekini paylaşma ayıdır. Biz bu nekadar uyguluyoruz, sorgulama zamanıdır.
Resûlullah (sav)’ın on sene hizmetinde bulunan Enes (ra) şöyle demiştir:
Etin kilosunun alıp başını gittiği günümüzde çocuğuma nasıl et yedirmeliyim, neyin içine ne katsamda nasıl protein desteği sağlasam gibi sorularla karşılaşıyoruz. Eti seven çocuğuna,et yedirmek adına bir anne sosis salamı eksik etmediğini ifade ediyor. Neden etin kendisini alıp yedirmiyorsunuz diyorum. Et çok pahalı ya diye cevap veriyor. Aynı anne biliyorumki evdeki erzak dolabını abur cuburla dolduruyor. Abur cuburların toplu üretim ve mucize katkılarla düşük fiyata mal edilmesiyle çok ucuza satılıyor olması insanların bunları almalarında bir kolaylık sağlıyor.
Beslenme birçok insan tarafından açlık duygusunun bastırılması ve canının istediği yiyeceklerin yenmesi veya içilmesi olarak algılanıyor. Yemek için yaşamak mı? Yaşamak için yemek mi? soruları akla geliyor. Oysa ki beslenme , vücudun büyümek, yenilenmek ve varlığını sürdürebilmek için gerek duyduğu bütün besin öğelerini yaş, cinsiyet ve hareketine uygun miktarda alıp kullanmasıdır diyor uzmanlar.
Yazın güneşin etkisiyle terleme artar ve yemek ihtiyacı azalır. Zararlı maddelerden terle kurtulma fırsatını kaybetmemek için,