Temiz Yiyecek İstiyorum

Kullanıcı Oyu:  / 0
En KötüEn İyi 

Küçükken herkesten bir nasihat alırdık öyle yapma böyle etme gibi… Hiçbirini tam hatırlayamıyorum ama, köyde annenemin kurduğu kalabalık sofrada taze taze sağdığı sütleri kahvaltıda çay bardağına koyup içişimi, bir bardak daha kapabilir miyim acaba diye düşündüğümü, akşamları yaptığı tarhananın kokusunu, fırına attığı ekmeklerin çıkışını nasıl beklediğimi, tavuk yemenin öyle kolay bişey olmadığını, yolunup temizlenmesini uzun uzun beklediğimi hatırlıyorum. Motorun altında domates dişlediğimi hatırlıyorum. Yazık ki benim yavrumun hiç böyle hatıraları yok. Daha da olacağa benzemiyor. 

Geçmişi düşününce, bu devirde her şey ne kadarda kolay ulaşılabilir değil mi? Tavuk mu istersin, but mu, göğüs mü seç yeter. Süt mü istersin, kutu kutu. Kış ortasında domates mi istersin, sorun değil marketlerde en janjanlısından var. Peki bu kadar kolay ulaşılabilmesi damak tadımızdan sağlımıza ne gibi etkiler yapıyor acaba? Markette bulunan her şeyi gücümüzün yettiğince alıp yemek ne derece Müslüman’a  uygun bir hareket?

Gıdalık sıfatından çıkmış şeyler yiyoruz. Abur cuburu, gazlı içecekleri çoğu zaman zevk için, bazen de açlığımızı bastırmak için yiyor, içiyoruz. İçlerinde olanlarla ve nelerden yapıldığıyla hiç ilgilenmiyoruz. ‘Zararlı olsa satılmaz’ diye düşünüyoruz. Şehirde yaşayan biri olarak kendimize sunulan gıdalardan başkasını elde etme şansımız  yok  gibi düşünüyoruz. Mevsiminde olmayan sebzeleri, meyveleri yiyor  ve bunların üretilebilmesini bir beceri, bir başarı, bir nimet olarak görüyoruz. Genetiği değiştirilmiş organizmalardan ve bunların insanda meydana getirdiği zararlardan bihaberiz ya da şöyle bir kulak kabartmışız o kadar.

Geçen gün oğlumla markete gittik, yolda parkta bir teyze iki boyalı şeker verdi. “Sağolun biz öyle şeyler yemiyoruz” dedim yüzü asıldı. “Bu kadardan bişey olmaz” dedi. Biz o şekeri kedilere attık. Ama biraz daha gittik, markette bir görevli bir mini gofret verdi. Ben yine aynı moda kendimi zorlayarak “Sağolun biz öyle şeyler yemiyoruz” dedim, yüzü asıldı. “Bu kadardan bişey olmaz” dedi. Çıkışta başka biri orda burada her yerdeler…

Herkes bir olmuş, benim çocuğuma katkılı ürünler vermek için yarışa girmiş sanki. Bu kadardan bişey olmaz diyerek verdikleri şeyleri toplasam baya bir yekün olacak. Herkesin cebinde bir paketli ürün, ‘ola ki hücreleri yeni yeni oluşan bir yavrucak görürüm de, eline sıkıştırırım’ düşüncesi. Biliyorum insanlar kötü niyetlerle böyle davranmıyor ama çok normalleşen bu yanlış davranışların değişmesini istiyorum. En kıymetlilerimiz olan yavrucaklarımız, yeryüzünün en kötü atıklarına maruz kalanlar oluyorlar bu yüzden. Hiç bir miniğe kuru kayısı, kuru incir ya da pestil verildiğini gördünüz mü? Bu çok normal  dışı bir durum değil mi? Zaten bu devrin çocukları da onlara iltifat etmiyorlar.

Düşünün, siz kaç yaşında başladınız bu tip  ürünler tüketmeye? Bu neslin yavruları  ek gıdaya çubuk krakerle başlıyor ki, dişlerini kaşısın çabuk çıksın. 2 yaşında cips yiyebilir kıvama getiriliyor. Doktor amca bile muayene sonrası elimize boyalı topitop tutuşturuyor. Hepsi, ‘bu kadardan bişey olmaz’ düşüncesinin eseri… Ne kadardan bişey olur, onu ise bilen yok. Biz Müslümanlar olarak yediğimiz ve içtiğimize herkesten çok dikkat etmeliyiz.

Ayette buyuruluyor ki: “Ey iman edenler! Eğer siz ancak Allah’a kulluk ediyorsanız size verdiğimiz rızıkların iyi ve temizlerinden yiyin ve Allah’a şükredin”[1]

Marketten bulduğumuz her şey güvenli ve temiz değildir. Bunu hem sağlık, hem ahlak gelişimimiz için önemsemeliyiz. Bu çocuk laf dinlemiyor, kime çekmiş acaba demek yerine başka bir açıdan düşünmek  ne yiyor da, böyle yerinde duramıyor, asi oluyor diye  düşünmek gerek.

Doğal beslenme bölümü başlığında hazırlayacağım bu yazı dizilerinde sizlerle doğal beslenme adına bu devirde, bu çağda pratikte neler yapabilirsiniz onları paylaşacağım, hangi beslenme hataları nelere sebep olabiliyor, hangi ürünleri alırken nelere dikkat etmeliyiz, ne gibi küçük ayrıntılar ne gibi büyük işler açıyor başımıza, bunları araştırıp İlahi Kelimetullah ve Tıbbı Nebevi süzgecinden geçirip yorumlayacağım .

Rabbim hayırlara vesile kılsın inşAllah…

BÜŞRA YAZ ÖKTEN

[1] Bakara 172

For English

Haber Linkleri

İsrail büyükelçisine protesto
Ayrımcılığın cezası
Hastanelerde sanatın şifaya etkileri
Eşinin yokluğuyla kararan hayatını bütün şehri boyayarak aydınlattı

Ehlinden...

Kendinizi, genç ya da ihtiyar, kadın ve erkek ayırımı yapmadan, suni mazeretler üretmeden her gün, her an eğitin ve sürekli geliştirin.

M. Nureddin ÇOŞAN

Akwa Tanıtım Filmi

You need to a flashplayer enabled browser to view this YouTube video 

Son Yorumlar