Sadece 9 dolar vererek girdiğiniz bir filmin size neler yaşatacağını bilmeden bir sinema salonuna girdiyseniz, büyük bir şaşkınlık geçireceksiniz demektir. Çünkü beklentilerinizin çok ötesinde bir şey ile karşılaşabilirsiniz… Journey to Mecca (Mekke`ye Yolculuk) böyle filimlerden biri. Sadece IMAX gösteri salonlarında görebileceğiniz film topu topu 45 dakika sürüyor. Özel bir film tekniği ile çevrilmiş bu kısacık film size, genç gezgin İbn-i Batuta`nin 1335`de Mekke`ye yaptığı yolculuğu, yarı dramatik, yarı-belgesel bir üslupla anlatıyor…
Kurgular, ses kalitesi, efekler ve İmax salonlarının oval ve kubbe şeklindeki dizaynı ile ayrı bir mana ve güzellik bulan film kısa fakat derli toplu bir şekilde anlatmak istediğini gayet rahatlıkla, hatta fazlasıyla seyirciye ulaştırıyor.
Filmde meşhur Gezgin İbni Batuta ile çıkılan Hacc yolculuğunda, İnsanlar Hacca niçin gitmişler ve niçin gitmeye devam ediyorlar, oraya vardıklarında neler yapıyorlar, o zamanın şartlarında nasıl bir yolculuk yapıyorlar, insanları Mekke`ye çeken ve çekmeye devam eden cazibe nedir, gibi konular sade fakat çoşkulu bir dille anlatılıyor.
Filmin sonunda İbn-i Batuta`nın hala bugün seyahat etme rekorunu elinde bulundurduğu ve Marko Polo`dan 3 kere daha fazla seyahat ettiği de belirtilirken, aydaki bir kratere de İbni Batuta isminin verildiği de hatırlatılıyor.
Film yapımcıları, tarihi sahnelerde herhangi bir yanlışlığa düşmemek için bütün sözlü ve yazılı kaynakları araştırmışlar, tercüme etmişler ve o zamana ait görüntülü doküman olmadığı için bilir kişilere ve güvenilir kaynaklara danışmışlar. Kabe`nin görüntüsü nasıldı, yapılan yolculuklarda ne gibi zorluklarla karışılaşılıyordu, ibni Batuta`nin katıldığı kervanın özellikleri… gibi sorulara doğru kaynaklardan cevap bulmaya çalışmışlar..
Filmin yapımcıları Dominic Cunningham-Reid and Taran Davies ile yapılan bir ropörtajda ” 60 feet (yaklaşık 100-150 metre) yukardan iki milyon insanı Kabe etrafında dönerken çekmek bile bu filmin yapılması için geçerli bir sebepdir" demesi Kabe etrafında dönüşün sadece müslümanlara değil, bütün insanlara cazip geldiğinin, böylesine bir intizam ve huşu`nun hiç bir dinde olmayışının insanları nasıl da büyülediğinin bir göstergesidir.
İbni Batuta`nın Mekke`ye giderken katıldığı kervan, dünyanın en uzun kervanı olma ünvanını taşırken, kervan gerçek boyutları ile seyirciye sunulmuş. Bu kervanın çekimi için 980 deve, at ve keçi kullanılmış. Kervan sahnesi son derece haşmetli ve görünmeye değer sevgili okurlar… Filmde günümüzde yapılan Hacc farızasından, modernize edilmiş ve genişletilmiş hac mekanlarından da görüntüler verilerek, haccın bugününe dair meraklar da giderilmiş…
İmax görevlileri film için bir hayli uzun yazışmalar sonucu Suudi Arabistan`dan Kabe`nin üzerinde yakından helikopterlerle uçma izni almış ve bu teklif müslümanların özellikle son yıllarda zedelenen imajına olumlu katkıda bulunması amacıyla kabul edilmiş… Bu sefer de Mekkenin üzerinden filmin çekimini üstlenecek ekip üzerinde tartışmalar ve sıkıntılar yaşanmış, çünkü bu film sıradan bir sinema yöntemi ile yapılmadığından müslüman olmayanların Mekke `ye girememe şartı gereği, çekimler müslümanlar kameramanlar aracılığı ile yapılmış ve bu çekim görevlilerinin eğitimi de aylar almış.
İmax sutüdyoları, size filmi çok geniş açıdan seyretme imkanı veriyor. Secdeye gidenlerin çıkardığı ses muazzam ve muhteşem bir ses olarak size dönerken, Kabe`ye kuş bakışı ile bakmak yüreğinizi hoplatıyor, nefesinizi kesiyor, sesler, müzik ve kurgular ile kendinizi tam manasıyla haccın en ortasında hissediyorsunuz.
Imax film 1967 de Kanadalı genç film yapımcıları tarafından bulunmuş. Geleneksel sinema salonlarından10 katı büyüklükte ve sekiz katlı bina yüksekliğinde bir sahnede, yatay olarak 60 ila 120 derece, dikey olaraksa 40 ila 180 derecelik bir bakış açısıyla film seyretme lüksünü yakalarken, başınızı aşağı yukarı, veya sağdan sola çevirerek olayın içindeymişsiniz gibi bir hisse kapılıyorsunuz.
Filimde en çok ilgimizi çeken ise Amerikalıların da filme yoğun ilgi göstermiş olmasıydı. Anneler babalar çocuklarının ellerinden tutarak filmi izlemeye gelmişler. İnanın filmi hiç soluk almadan adeta büyülenerek izlediler. Diğer kayda değer gözlemlerimden biri ise film aylardır gösterimde olmasına rağmen, hala büyük bir ilgi ile izleniyor olmasıydı…
Yapımcılarının;”İslamin batıda zedelenen imajını düzeltmek ve islama katkı sağlamak amacıyla yaptık” dedikleri film batıda hedefini tam onikiden vurmuş görünüyor. Bize düşen ise kendi değerlerimizi batılı film yapımcılarının eline ve insafına bırakmadan sahiplenmek ve gençlere nasıl bir zengin mirasimiz olduğunu kendimiz anlatmaktır…
Filmin yakın zaman içinde Türkiye`de de gösterime girmesi bekleniyor. Türkiye`de imax sinema salonları sadece Ankara ve istanbul`da bulunuyor…
Hazırlayan; Rabia YENER
http://www.journeytomeccagiantscreen.com/
http://blog.beliefnet.com/idolchatter/2010/01/interview-journey-to-mecca.html
http://www.journeytomeccagiantscreen.com/theatres.php