Ermeni Dosyası

Kullanıcı Oyu:  / 2
En KötüEn İyi 

YAZAR: Kazım Karabekir

YAYINEVİ: Emre Yayınları

Bugün tanıtacağımız kitap, Ermeni meselesine onları yakından tanımış ve cephede iki kez yenilgiye uğratmış Kazım Karabekir’in bu millet üzerindeki gözlemleri, birikimleri ve yorumlarından oluşuyor. Okuduktan sonra Ermeni tarihi üzerinde derin bilgiye sahip olacak ve yıllardır tartışmaları bitmeyen Ermeni Dosyası hakkında gerçek ve derin bilgilere ulaşacaksınız.

Ermenilerin tarihi hakkında değişik milletlere mensup araştırmacı ve yazarlara ait çok sayıda eser vardır. Fakat bu yazarlar ve bilim adamları genelde gerçekleri araştırıp yazmak yerine kendi devletlerinin siyasi görüşlerine uygun kalem oynatmayı tercih etmişlerdir. Bir kısmı da Ermeni yazarlara ait olan bu eserlerin çoğunda Türk düşmanlığı esas alınmıştır. Kazım Karabekir ise babasının görev yaptığı doğu vilayetlerinde daha küçük yaştan itibaren Ermenileri tanımaya başlamış, Osmanlı hükümeti ve milli hükümet zamanında onlarla savaşmış ve sonunda Türk Ermeni dostluğunu tekrar kurmuş bir kişidir. Yazar köklü bir inceleme yapmış, Ermeni tarihçilerinin eserlerini de inceleyerek kendi tecrübeleri ve araştırmaları neticesinde bu eseri kaleme almıştır.

Karabekir Paşa, Rusyanın büyük Ermenistan kurmayı, Anadolu’nun istilasını kolaylaştırmak için çıkarlarına uygun gördüğünden, dünyanın dört bucağına yayılarak nice yüzyıllardan beri hayatlarını düzene sokmuş olan Ermenileri memleketlerine döndürmeye uğraştığını ve bunun neticesinde ise  ve başta Ermeniler ile Türkler olmak üzere bütün dünyanın rahatını ve emniyetini sarstığını belirtiyor ve ekliyor  “Ermeniler diyorum, çünkü onlar büyük devletlerin ve Rusyanın siyasi çıkarlarına alet edilmekten perişan olmuşlardır.”

Kitap, 4 bölümden oluşuyor.

Birinci bölümde: ESKİ ERMENİ TARİHİNE TOPLU BİR BAKIŞ yer alıyor. Bu bölümde Kazım Karabekir ilginç bir tesbitte bulunuyor. Kitabın sayfalarından aktaralım: Ermeniler yakın zamana kadar Babil’den geldiklerini savunmaktaydılar. Babil ve civarında Hititle’rin akrabası olan Türk’lerin yaşadığı tespit edilmiştir. Şu halde Ermeniler güneyden gelen bir Türk Oymağıdır. Ermenilerin son zamanlarda Frik Oymaklarından biri olduğu ispatlanmıştır. Friklerin ise Orta Asya dan önce Trakya’ya, Makedonya’ya sonra da boğazlardan Anadolu’ya yayıldıkları tespit edildiğine göre, bunlardan ayrılan Ermenilerin de Türk ırkından olduğu anlaşılmaktadır. Bazı Ermeni yazarları da eserlerinde kendilerinin Türk olduklarını belirtmişlerdir. Kısacası Ermeniler ve Türkler müşterek vatan kardeşleridir. Ve aynı ırka mensuptur. Kültürleri benzerdir. Rumlarda ise durum tam tersidir.

Ve son bölümde TÜRK ERMENİLERİNİN DURUMU, AYAKLANMALAR VE ANTLAŞMALAR ele alınıyor. Kazım Karabekir Türkiye Ermenilerini anlatırken Rusların kendi idarelerindeki Ermenilere tattırmadıkları istiklali Türkiye Ermenilerine vermek için gayret sarf ettiklerini söylüyor. Oysa, Bizans idaresinden kurtulan Ermeniler Fatih döneminde Türklerden daha emin ve daha zengin bir hayata kavuşmuşlardı.  Rusya istibdadına boyun eğmeyenleri Sibirya sürgününe gönderip dini kurumları kapatırken Ermeni dili ve yayınları da yasaklanmıştır. Aynı tarihlerde,  1880’de Türkiye’de ilk Ermeni komitesi kurulmuştur. 1873’de mekteplerinde Ermeni tarihi, coğrafyası, edebiyatı okunmaya, Ermeni istiklal şiirleri söylenmeye başlanmıştır. 1876’da meşrutiyet töreninde de Ermenilere yer verilmiştir.

Ermenilerin iki seçenekleri vardır: Ya Türk vatandaşı gibi eşit haklarla kardeşce yaşayacaklar ya da istiklal arayışlarına girişeceklerdir. İkinci yolu seçen Ermeniler Avrupa’nın yardımını arkalarına alacaklarını zannederek 1880 yılında gizlice iki yıl çalıştıktan sonra Erzurum da silahlı saldırıya geçmeye karar vermişlerdir. Bu arada Avrupa basını da Türkiye eziciliği hakkında yayınlarına devam etmekte, kilise propagandaları Ermenilere dünya cennetini vad etmektedir. Ermeni krallığı kurulursa zengin vilayetler, mallar… vs. onların olacaktır. Avrupa dan gizlice sokulan bombalar, dinamitler, silahlar kiliselerde saklanacak, eğitime alınacak ve Türk halkı yok edilecek şeklinde hedefleri vardır.

Ermeniler, kendilerini yüzyıllardır himaye eden Osmanlıya ihanet edip, kendilerini Osmanlıyı yok etmenin maşası olarak kullanan Rusların yanında yer almışlardı. Karıştıkları kanlı yüzlerce hadisenin ardından millet-i sadıka olmaktan çıkmışlar, bugün dahi dillerine doladıkları zorunlu göç ettirilemenin bedelini kendileri ile birlikte Müslüman Türk halkına da ödettirmişlerdir. İhanetlerinin ağır bedelini kendi sermayelerinden ödeyemeyen Ermeniler dünyanın dört bir tarafına gönüllü göç ederek borçlarını başka devletlerin himayesi ile ödetmeye çalışmaktadır.

Kazım Karabekir Paşa’nın tecrübe ve gözlemelerine sıhhatli yorumlarını da ekleyerek okuyucunun istifadesine sunduğu eser, günümüz meselelerine ışık tutacak, Türk-Ermeni ilişkilerini daha iyi anlamayı kolaylaştıracak bir eser.

Serpil ÖZCAN

Haber Linkleri

İsrail büyükelçisine protesto
Ayrımcılığın cezası
Hastanelerde sanatın şifaya etkileri
Eşinin yokluğuyla kararan hayatını bütün şehri boyayarak aydınlattı

Ehlinden...

Kendinizi, genç ya da ihtiyar, kadın ve erkek ayırımı yapmadan, suni mazeretler üretmeden her gün, her an eğitin ve sürekli geliştirin.

M. Nureddin ÇOŞAN

Akwa Tanıtım Filmi

You need to a flashplayer enabled browser to view this YouTube video 

Son Yorumlar