
Büyük İslam âlimi, mutasavvıf, “İslam Tarihi” yazarı, şair Mustafa Âsım Köksal’ın hayatını anlatan bir eseri daha önce tanıtmıştık. Bu çalışma sırasında üstadın çok değerli bir başka eserine tesadüf ettik: Hz. Hüseyin ve Kerbela Faciası.
Uzun ve bereketli ömrünün meyvesi olan büyük İslam Tarihi hakkında “Bu, Mimar Sinan’ın Selimiye’si gibi benim de ustalık eserim oldu!” diyen üstadın bugün tanıtacağımız kitabı, bu muazzam eserini ikmal ederken meydana çıkmıştır.
Yazarımızın diğer eserlerinden de bir kaçını hatırlatalım ki, okurlarımız sahih kaynaklardan doğru bilgileri araştırırken, bu kaynaklar içinde en değerlilerinin Asım Köksal merhuma ait olduğunu unutmasınlar..
1939’da ilk eseri olan “Armağan” yayımlanır. Bu eser, kendisinin ilk dinî manzumelerini içermektedir. 1941’de de “Peygamberler” adlı kitabı neşredilir. Bu eser, Resûlullah’tan önce gelip geçmiş peygamberlerin hayatlarını ve mücadelelerini manzum bir biçimde anlatmaktadır. M. Âsım Köksal’ın edebî zevk ve anlayışının tekâmülü sırasında etkilendiği kişilerin başında, Safahat’ını ezberlercesine okuduğu Mehmed Âkif gelmektedir. 1936’da yurda dönen Âkif’in gelişine bütün imanlı Türk gençleri gibi o da son derece sevinir. Ancak kısa bir müddet sonra vefat ettiğini öğrenince, duyduğu teessürü ve ona karşı hissettiği muhabbeti şiirlere döker. Mehmed Âkif hastanede iken gazetecilere “Eğer Allah şifa verir de iyileşirsem, Peygamberimizin hayatını (Haccetü’l-Vedâ) adıyla manzum olarak yazacağım.” demiştir. Fakat bu emelinin gerçekleşmesi için ömrü kifayet etmez. Bunun üzerine M. Âsım Köksal, Âkif’in bu son arzusunu kendi başına gerçekleştirmek ister ve sonunda “Peygamberimiz” adlı eserini tamamlar. Bu eser, Resûlullah’ın bütün safhalarıyla hayatını ve güzel ahlakını manzum bir şekilde son derece sade ve akıcı bir dille anlatmaktadır. Kendi nev’inde tek olan 300 sayfalık bu eser 1944 yılında Diyanet Yayınlar arasında neşrolunmuştur.
1946 yılında M. Âsım Köksal iki eser yayımlar, bunların ilki “Gençlere Din Kılavuzu” olup diğeri de “Ezanlar” ismini taşıyan ve dinî manzumelerden oluşan bir eserdir.
M. Âsım Köksal, 1951 yılından itibaren radyodan İslam dininin iman, ibadet ve ahlak boyutlu esasları hakkında konuşmalar yapar. Daha sonraları bunlara çeşitli ilaveler yapmak suretiyle “Dinî ve Ahlâkî Sohbetler” ismiyle yayınlayacaktır.
Bir arkadaşının “Dünyada Caetani’nin sözlerini çürütecek bir adam çıkmış değil!” demesi üzerine M. Âsım Köksal “Ben Müslümanların en aciz bir ferdi olmama rağmen onun ipliğini tek başıma pazara dökerim!” der ve eserin 1961’de basımı mümkün olur ki adı "Hz.Muhammed ve İslam Tarihi" dir.
İslam’ın tarihinin Hz. Âdem’le başladığı ve her peygamberin, İslamiyet’in kendi devrine ait kısmını tebliğ ettiği prensibinden hareketle “Peygamberler Tarihi” ni kaleme alır. İlk olarak 1990’da yayımlanan bu eserinden sonra, Sünnetin kaynaklığı hakkında yapılan zararlı fikirleri önlemek ve bunlara bir cevap olmak üzere “İslam’da İki Ana Kaynak: Kitap ve Sünnet” isimli eserini neşreder.
“İslam Tarihi” nde Hz. Hüseyin’in hayatı ve Kerbelâ faciasına yeri geldiği zaman özet bir şekilde temas eden M. Âsım Köksal, daha sonra bu konuyu ayrı ve müstakil bir çalışma şeklinde, İslam Tarihi’nin tamamlayıcısı olarak ele alır ve bu faciayı bütün safahatıyla ana kaynaklara bağlı olarak kaleme alır. “Hz. Hüseyin ve Kerbelâ Faciası” bu suretle vücuda gelmiş olur.
En muteber kaynaklara dayanılarak hazırlanmış olan Hazreti Hüseyin ve Kerbela Faciası, üç safhada anlatılmış; birinci bölümde Hz. Hüseyin’in doğumu ve çocukluk hayatı, ikinci bölümde Kerbela faciası, sonraki bölümlerde de Kerbela intikamının nasıl alındığı, başka bir deyişle Kerbela sorumlularının başlarına gelenler anlatılmıştır.
Merhum Asım Köksal konuya dair önemli bir noktaya işaret ediyor ve diyor ki ”Kerbela hadisesi, dehşetli olduğu kadar ibretlerle de dolu bir hadise olduğundan, onu kaynaklardan olduğu gibi aktarmaya çalıştık. Bunun için, okuyucular, kitabımızda tarafların birbirlerine karşı olan öfkeli tutum ve davranışlarını, hınçlarını da yer yer göreceklerdir. Bunlar mütalaa edilirken, o günün şartları ve heyecanları gözönünde tutulmalı ve itidal süzgecinden geçirilmelidir. “
Bütün eserlerini son derece özenli bir dilde yazan Asım Köksal merhumun bu eseri de okuyanı derinden etkileyen bir üsluba sahip. Tek ciltten oluşan ancak hacimli bir eser olan Hz.Hüseyin ve Kerbela Faciası adlı bu eser, Hz.Hüseyin Efendimizin hayatını anlatırken, o dönemin sosyal siyasi durumunu da gözler önüne seriyor.
O feci hadiseye bulaşanlar teker teker tanıtılıp, durumları ve olayın aşamaları izah ediliyor. Hatasında direnenlerden, son anda Hz.Hüseyin Efendimizin safına katılıp feci ve ebedi bir azaptan kurtulanları da anlatıyor. Kerbela günlerini, Müslümanların şehid edilişlerini, Hz.Hüseyin Efendimizin son anlarını, söylediklerini ve yaşadıklarını her mü’mini gözyaşlarına boğacak açıklıkla anlatıyor.
Yazarımız Kerbela’dan sonra olanları da okuyucunun bilgisine sunuyor. Şehidlerin defnedilişi, sağ kalanların Şam’a oradan da sürgüne gidişleri ve en önemlisi İslam Tarihinin en acı olayı Kerbela’ya bulaşıp, ellerini Peygamber torunlarının kanı ile yıkayanların başına gelenleri anlatılıyor.
Kerbela, kimisinin hakkında çok konuştuğu, kimisinin hiç konuşmadığı bir hadisedir. Bu kitapta yetkili bir ağızdan dökülen sözleri, kaynaklara dayanarak okuyacak, zihninizdeki bütün sorulara cevap bulacaksınız. En önemlisi bulduğunuz cevaplara inanacaksınız.
Serpil Özcan