Yaşlı bir adam, her gün sabah namazından önce Ayasofya camiine gelir, gözyaşlarıyla ibadet edermiş. Bunu merak eden biri sebebini sorduğunda şu ibret verici hadiseyi anlatmış.
Ben Osmanlı Ordusu’nda, bir birliğin kumandanıydım. Babam vefat etti. Geriye bıraktığı mallarının ve işlerinin başına geçmek için Sultan Abdülhamit Han’a istifa dilekçemi verdim. Kabul etmedi. Ben istifamda ısrar edince kabul etti. Neden sonra bir rüya gördüm. Resulullah (s.a.v) İslam ordularını teftiş ediyordu. Benim birlik başsız. Resulullah (s.a.v) ‘Abdülhamit, bu birliğin kumandanı nerde?’ diye sordu.
O da istifa ettiğimi söyleyince Peygamberimiz ‘Biz de ondan istifa ettik!’ buyurdu. Ben ağlamayayım da kimler ağlasın.
Evet Sevgili Dostlar,
Her birimiz dünyanın değişik yerlerinde olsak da, birbirimizi tanımasak da hizmet aşkıyla gönlümüzü bir kılan Rabbimize şükürler olsun. Çünkü İslam’a hizmet eden her mü’min manevi bir ordunun ferdidir. Hiç birimiz sıradan değiliz. En küçüğümüzden en büyüğümüze,ilmimiz, maddi durumumuz ne olursa olsun hepimizin sorumlulukları var.
Rabbim hepimize bu sorumlulukları yerine getirmeyi ve her zaman bu manevi ordunun bir ferdi olduğumuzun bilincinde olmayı nasip etsin. Peygamber (s.a.v) Efendimizin rızasını kazananlardan eylesin.
“Esselatu Ve’sselamu aleyke ya Resulullah Esselatu ve’sselamu aleyke ya Habibellah Esselatu ve’sselamu aleyke ya seyyide’l evveline ve’l-ahirin.
Selam sana, ey Allah’ın Rasulü ve Habibi olan güzel insan! Selam sana, hürmet sana, Muhabbet sana!
Kainat sofrası, senin yüzün suyu hürmetine kuruldu. Bu ziyafete davet edildiysek, senin şerefine şu muhteşem sofrada bir yer alabildik. Sen varsın diye, her şey var kılındı.
Bizler insanlık ailesinin aciz kulları, ancak senin yakın ya da uzak akraban olduğumuz için buradayız ve sadece bu şerefe binaen ‘Şerefü-l mekan bi-l mekin’iz. Binlerce yıldan beri var olan ümmetine dahil olabilmek, İslam’a layık olabilmek, tek ümidimizdir. Muhabbetine layık kılınmamız duasıyla…”[1]
Hanne GÜL
[1] Ümit Meriç (dualar ve aminler)