Allah'u Teala Hazretlerinin varlığını, birliğini, sıfatını ve sıfatlarının en mühümleri olan vahdaniyetini şeriksiz, nazirsiz olduğunu; mülkün, kudretin, gücün, kuvvetin elinde olduğunu herşeyin O'na yalvararak, O'na yönelerek, O'na kul olarak hallolacağını bilmekle; ancak bu duygulara sahip olduktan sonra, insan iyi bir insan olur. Tatlı dil mü'minin en büyük vasıflarından biri, güleç yüzlülük, tatlı dillilik, geçimlilik, sevimlilik, gönül alıcılık, gönül yapmak, kalp yıkmamak...
Allah c.c nin insana verdiği en büyük nimet, kalp nimeti, gönül nimeti, çalıştırırsa insan müslüman oluyor, gözünden perde açılıyor. Gönül nimetini çalıştırırsa sultan oluyor. Öteki türlü, taş gibi katı, odun gibi oluyor. Bir işe yaramıyor. Adı müslüman olmak yetmiyor. Onun için mühim olan ALLAH'U TEALANIN sevgili kulu olmaktır. İşte o zaman kıymeti var. Başka türlü kıymeti yok...
Manevi yolda yürümek üç şeyi gerektirir;
İnsanın Allah'a ulaşması için 2 yol vardır. Biri zahiri, biri batıni yoldur. İnsan batıni yolla Allah'a ulaşabilir ve zahiri yolla da Allah'ı tanıyabilir. En kısa yol ise Tasavvuf yoludur, çünkü Kur'anın ve sünnetin özüdür.
Hikmetin ilk adımı maddiyattan yüz çevirmek, ikinci adımı, ilahi nurları müşaade etmek ve son adımı da sonsuzluktur. Resulullah (s.a.v) buyuruyor ki: ALLAH veli kullarının kalplerine ışık verir.
İlahi aşk'ta da insani aşk misali hüzün var mıdır? Güzellik, aşk ve hüzün her zaman birlikte yaşayan üç kardeştir. Allah c.c içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlatdığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. RAB noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır. Çünkü beşeriyet denen eser kusursuzluğu hedefler.
Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun için dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandımı temizlenir suyla arınır. Yıkanmakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir. Şu hayatta ne yaparsak yapalım niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.
Şu dünya bir dağ gibidir. Ona nasıl seslenirsen oda sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geriye şer olarak yankılanır. Öyleyse kim senin hakkında kötü konuşursa, sen o insan hakkında, 40 gün 40 gece güzel sözler et sonunda göreceksin her şey değişmiş olacak.
Senin gönlün değişirse dünya değişir. Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir. Hak yolunda ilerlemek yürek işidir akıl işi değil. kılavuzun daima yüreğin olsun, kafan değil nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil.
Tasavvuf kelimesinde her bir harf İlahi aşk yolunun bir durağıdır. Tasavvuf tevbe, safa, velayet, fenadır :
Tevbe kapısını Hz Adem (a.s ) araladı,
Safa çölünü Hz. Hacer adımladı,
Velayet hırkasını Hz. Ali taşıdı,
Ve fenanın tadını Mirac' da Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz yaşadı.

Tasavvuf Cenab-ı Hakkk'ın bir kulunu nefsinden öldürüp kendisi ile diri kılmasıdır. Tasavvuf dedikodu ve lafla olmaz maddi alışkanlıklara aşırı isteklere, açlık ve sevilen şeylerin terk edilmesi ile olur. Tasavvuf, aşk mezhebidir tasavvuf ALLAH karşısında yoksul ve aciz olmak, O'na muhtac olduğumuzu kabul etmektir. Bu kabul ne kadar içten ve ihlaslı olursa, sevgiliye erişme konusunda o ölçüde şiddetle istemeye dönüşür.
On kötü haslet yüzünden kalplerimiz ölmüş. ALLAH kalpleri ölmüş olanların duasını kabul etmez. Bu on kötü haslet şunlardır: