



/ 8

“(İslâm dışı bir yerde tavizler vererek ve hiç rahatsızlık duymadan, tâğûtlarla uyum sağlayarak yerlerinde kalmakla) kendilerine yazık edenlerin canlarını melekler alırken: “(Dinde) ne haldeydiniz?” derler. (Onlar da): “Biz o yerde (baskı altında, dinin emirlerini yapamayan) çaresizlerden (ezilenlerden)dik.” derler. (Melekler): “Allah’ın yeri geniş değil miydi, oradan hicret etseydiniz ya!” derler.”
(Nisa Suresi, 97)*
Her sabah mimarisi haç sembolünden esinlenerek inşa edilmiş, batı yarım kürenin en yüksek eğitim binası olarak bilinen Cathedral of Learning’te kulaklarımı tıkayacak yüksekliğe çıkıp, günüme başlıyorum.




/ 1
Genellikle iş dünyası deyince akla, üretim, pazarlama, işletme, finans, para piyasaları vb. terimler geliyor. Günümüzde gelişen ekonomi, teknoloji ve bilimsel araştırmaların katkılarıyla hızla gelişen iş dünyasına, her geçen gün yeni bir kavram ekleniyor. Bunlardan birisi de, iş dünyasında kişisel imaj kavramıdır. Peki kişisel imaj deyince tam olarak ne anlamalıyız?
Tüketim toplumunu tetikleyen sahte bir kavram mı? Çok şık giyinen yöneticiler ve çalışanlar mı? Belli bir markanın yüzü olmuş insanlar mı? Elbette bunların hiç birisi değil.



