Kuveyt, Basra körfezinin kıyısında bulunan yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip bir devlettir. Nüfusunun neredeyse yarısı çalışmak için buraya gelen ve çoğunluğu Mısırlılardan oluşan yabancılardan meydana gelmektedir. 

Kuveyt’in resmi dili Arapçadır, kendi aralarında lehçe dediğimiz halk dilini kullanırlar. Kuveyt’te herkes İngilizceyi ana dili gibi konuşur. Amerika ve İngiltere’ye eğitim için gidenlerin oranı oldukça yüksektir.

Kuveyt yaz aylarındaki kavurucu sıcağı ile meşhurdur. Eylül ayının sonundan Mart ayına kadar hava güzel geçer. Kışın kar yağmasa da çöl soğuğu iliklerinize kadar işler. Halk, yaz sıcağını bildiği için bu serin ayları en güzel şekilde değerlendirir. Şehir merkezindeki evlerini bırakıp çiftliklere ve çölde yaptıkları çadırlara giderler. Buralarda müsabakalar, muhabbet ve yeme içme ile birlikte hep beraber eğlenceli vakit geçirilir. Kış aylarının gelmesi erkeklerin giydiği dişdaşe dedikleri elbiselerin renklerinden anlaşılır. Eğer dişdaşelerini koyu renk olarak giymeye başlarlarsa kış gelmiş demektir. Beyaz renge döndüklerinde ise yaz gelmiş demektir.

Kuveyt’te çeşitli meyveler yetiştirilse de, dışarıdan ithal edilen meyveler de vardır. Hem yerli halk, hem de Kuveyt’i ziyaret edenler bu leziz meyvelerin sularından yapılan çeşitli içecekleri severek tüketirler. Yemek kültürleri ise Hintlilerden aldıkları bol baharat kullanımı ile bilinmektedir. Çoğunlukla et ve pilav tüketirler.

Kuveyt’te turistik mekanların sayısı pek fazla olduğu söylenemez. Bunların içinde Souq Mubarakiya, Kuveyt’in tarihi kokusunu hissettiren meşhur büyük tarihi çarşılarından biridir. Burada hemen her şeyi bulabilirsiniz. Halk genellikle alışveriş merkezlerinde zaman geçirir. Bununla birlikte çeşitli tarihi müzeler, ziyaret için restore edilmiş tarihi geleneksel bir köy ve müze haline getirilmiş önemli şahsiyetlerin evleri gibi turistik mekanlar bulunmaktadır.

Ülkenin sembollerinden biri de Kuveyt Kuleleri’dir. Buralardan bütün Kuveyt’i seyretmek mümkündür. Dışarıdan rengarenk ışıklarla süslenerek göz alıcı bir yer haline gelen bu yüksek yapılar, Kuveyt’e gelenlerin görülecekler listesinde ilk sırada yerini almaktadır.

Kuveyt, küçük zengin ve rahat bir ülkedir. Halkı cömert ve ikramı seven insanlarla meşhurdur. Toplum genel olarak Türkleri sever, hürmet gösterir ve evlerine davet ederler. Bunun yanı sıra Kuveyt’te birçok hayır vakıfları da bulunmaktadır, yetimler ve zor durumdaki Müslümanlar için yardımlarda bulunurlar.

Kuveyt’te hayat herkes için aynı şartlarda geçiyor diyemeyiz. Burada halkı gelir seviyesine göre üçe ayırmak mümkündür: Bunlardan ilki her türlü varlığa sahip olan yerli halktır. Çalışmak için Kuveyt’e gelen yabancı halk bir diğer kesimi oluşturur. Maalesef bu kesim çok az bir maaşla çalışırlar ve pek iyi imkanlara sahip değillerdir. Hemen hemen her evde hizmetli ve şoför bulunur. Bu hizmetliler evin hanımlarınaa refakat ederler. Bütün ev işlerini yapıp ev sahibinin çocukları ile ilgilenirler. Son olarak, Kuveyt’e eğitim için gelmiş öğrencilerden bahsedebiliriz. Öğrencilerin durumu devletler arası anlaşmalardan dolayı daha rahat olmakla birlikte, genelde Kuveytli olmayanların hizmet aldıkları hastane, polis merkezi gibi kurumların durumu ve oralarda insanlara uygulanan muamele pek iyidir denilemez. Öğrencilerin barındağı yurtlar her ülkeden arkadaş edinme imkanı sunan rahat ve çok uluslu ortamlardır. Okula ve çarşıya giderken sadece kızların bindiği minibüs imkanları bulunuyor. 

Kuveyt’te insanların vakit geçirdikleri sosyal mekanların başında erkeklerin vakitlerinin çoğunu geçirdikleri divaniyeler gelir. Bir nevi kahvehane diyebileceğimiz bu mekanlarda sohbet edip, kahve içmek için toplanırlar. Divaniyelerde A’dan Z’ye bütün konular konuşulur. Kahve demişken Arap kahvesinin Arap toplumunda son derece önemli olduğunu söylemek gerek. Bayan öğrenciler evde hazırladıklarını kahvelerini termosa koyup okula getirir, ders aralarında bahçede oturup içerler. Kadınlar Kuveyt’te hem maddi hem manevi açıdan güçlüdürler. Erkekler gibi, onlar da kendi aralarında toplanır, müsabakalar yapar, etkinlikler düzenler, dini sohbetler yapar ve birlikte güzel vakit geçirirler.

Kuveytliler ülkelerine önem veren bir milletir. 25 – 26 Şubat günlerine denk gelen milli bayramlarını bir ay önceden kutlamaya başlarlar. Bütün sokaklar, evler ve binalar Kuveyt bayrağının renklerini taşıyan ışıklarla süslenir. Hatta her mıntıkada evini en güzel süsleyene ödüller verilir. Milli bayram günü bütün halk sokaklara çıkar. Bu bayramda yapılan en ilginç ve eğlenceli aktivite, herkesin birbirini ıslatmasıdır. Tanıdık tanımadık, önlerine gelene ellerindeki su tabancaları ve su dolu balonlarla su sıkıp ıslatırlar. Kalabalık ve bunaltıcı trafiğe rağmen hiç tartışmanın yaşanmadığı, tam tersi eğlenceli geçen bu etkinlikte arabalarının içinde veya yol kenarlarında dans edenlere rastlanır. Bir ucundan diğerine 2 saat sürede kat edilebilecek bir mesafe bulunan ülkede o akşam bir caddeden 4-5 saatte ancak geçilebilir. 

Ben, Kuveyt’te 5 aylık kısa bir eğitim için bulundum ve bu yazıda sizlere bu kısa zaman içinde ülke hakkında edindiğim bazı izlenimleri aktarmaya çalıştım. Bu süre zarfında güzel dostluklar kazanıp alanında uzman hocalardan eğitim aldım.

Herkesin Kuveyt’i ziyaret edip bu güzellikleri yaşamasını temenni ederim.

Arife Eray