Amerika’da Alışveriş Yaparken İşinize Yarayabilecek İpuçları

Amerika’da hayat tüketim odaklıdır desek hata etmiş olmayız sanırım. Pek çok ürün, pek çok mağaza, pek çok promosyon… Adeta insanların kafasını karıştırıp ihtiyaçları varsa da yoksa da almak zorundaymış gibi hissettiren bir sistem. Bir mağazada yapılan şu duyuru gibi: “Görünceye kadar ihtiyacınız olduğunun farkında bile olmadığınız pek çok ürün…”

Alışveriş cenneti diye nam salmış olan Amerika’da, her türlü malı her türlü fiyata bulmak mümkündür. Bir kesim ekmeğini modern ve pahalı dükkanlardan 5 dolara alırken, diğer bir kesim daha ucuz ürünlerin olduğu marketlerde satılan 99 sentlik ekmekle doymak zorundadır. Sadece ekmeğin değil, her ürünün her bütçeye uygun versiyonu mevcuttur bu ülkede. Maharet kaliteli, iyi olanı ucuza alabilmekte…

Mağaza Fırsatları

Kuponlar

Amerika’da üretici ve mağazaların ürünlerini cazip hale getirme ve müşteri çekme yöntemlerinden başta gelenlerinden biri indirim kuponlarıdır. Kupon kullanımı biraz takip gerektiren bir iştir ve genelde ev hanımları tarafından uygulanır. Hatta bir dönem kupon biriktirip kullanma öyle bir furya halini almıştı ki, bununla ilgili televizyon programları bile yapılmıştı. Biz işi o boyuta getirmeden, ihtiyaçlarımızı nasıl daha uygun fiyata alabiliriz, ona bakalım.

  • Kah 25 sent, kah 5 dolar; damlaya damlaya göl olur hesabı, kuponları küçümseyip atmamanızı ve bir sonraki alışverişinizde kullanmanızı tavsiye ederiz. Üstelik artık çoğu ürün kuponlarının telefon uygulamaları da bulunmakta. Cüzdanınızda küçük kağıt parçaları taşımak istemiyorsanız telefonunuz yardımıyla da kullanabilirsiniz indirim kuponlarını.
  • Pazar gazeteleri pek çok ürüne ait indirim kuponlarının olduğu kitapçıklar verirler. Gazeteye vereceğiniz 1-2 doların çok daha fazlasını kuponları kullanarak iktisat edebilirsiniz.
  • Üreticilerin verdiği kuponlar bütün mağazalarda geçerlidir. Sadece ne zamana kadar geçerli olduğuna dikkat etmelisiniz.
  • Bazen de süpermarketler belli ürünler için kuponlar verirler. Mağaza giriş ve çıkışlarındaki standlardan veya reyonlardan bu kuponları temin edebilirsiniz. Bu kuponlar sadece o mağaza için geçerlidir.  Bazı marketlerde alışverişten sonra kasada bazı kuponlar verebilirler. Hatta bazen faturanızın arka yüzünde kuponlar olabilir.
  • Bazı marketler diğer marketlerin kuponlarını da kabul ederler. Bunun olup olmadığını öğrenmek için marketin müşteri servisine danışabilirsiniz.
  • Fiyatı yüksekçe olan bir market ürününe, mesela çamaşır deterjanı gibi bir ürüne ihtiyacınız varsa, elinizde kuponunuz yoksa bile ürünü almadan önce mutlaka bir internet araştırması yapmanızı tavsiye ederiz.  (Mesela A deterjanı için “A coupons” diye internette arama yapabilirsiniz.) Bu tip ürünlerin kendi web sayfalarında veya sırf kuponlar için açılmış web sayfalarında bir çok kuponla karşılaşabilirsiniz. Fakat burada sırf kuponlar için açılmış web sayfalarına çok dikkat etmenizi tavsiye ederiz. Bu sitelerin çoğu güvenli değildir. Ürünlerin kendi siteleri en uygun olanıdır.

Fiyat Eşleştirme Sözü

Amerika’da çoğu mağaza, sattığı ürünün birebir aynısını belli bir mesafe dahilindeki mağazalarda daha ucuza bulursanız aynı fiyata vereceklerine dair söz verirler. Hatta bir ürünü satın aldıktan sonra daha ucuza bulursanız verdiğiniz parayı size geri vereceğini söyleyen mağazalar bile vardır.

Ayrıca, bir mağazadan aldığınız ürün birkaç hafta içinde indirime girerse ve faturanızla bunu ispat edebilirseniz aradaki farkı size geri öderler.

Birim Fiyat

Marketler arası fiyat karşılaştırması yaparken bazı sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Şöyle ki, bir ürün A marketinde 3 kiloluk ambalaj içinde ikisi bir arada X fiyatına satılırken, aynı ürün B marketinde 2 kiloluk tekli olarak Y fiyatına satılıyor olabilir. Acaba hangisi daha avantajlı fiyata sahiptir? Bunu elbette basit bir kaç matematiksel işlemle bulabilirsiniz ama, çok yorulmanıza da gerek kalmadan bir ipucu verelim size:

Market raflarında ürün fiyatları yazan etiketlerde ürünlerin birim fiyatları da yazar. Örnek bir fiyat etiketinin resmini yan tarafta görebilirsiniz. Birim fiyat, yani kilo veya ürünün satıldığı ölçü birimi neyse ona göre fiyatını belirten bu ayrıntının ingilizcesi ‘unit price’ dır. Etiketlerde bu kısma bakarak hangi marketin aynı ürünü daha ucuza sattığını hemen ayırt edebilirsiniz.

1 Al 1 Bedava

Pek çok market “1 Al 1 Bedava” promosyonunu sıkça uygular. Burada dikkat etmeniz gereken şey; indirimden faydalanmak için mutlaka 2 ürün almak zorunda olmayabileceğinizdir. Aslında bu uygulamada, müşteriye açıkça söylenmese de promosyondaki üründe %50 indirim yapılmaktadır. Yani tek ürün alarak yine indirimden faydalanabilirsiniz. Emin olmak için marketin müşteri hizmetlerine danışınız. Ama sıkça kullandığınız bir ürün “Buy 1 Get 1 Free” indirimine girince fazla alıp depolamak da akıllıca olabilir.

Reçete Transferi

Kimi marketler reçeteli ilacınızı kendi eczanelerine transfer ederseniz size o markette kullanabileceğiniz hediye çeki verirler. Eczane kısmıyla görüşüp detayları öğrenebilir veya haftalık indirim broşürlerini takip edebilirsiniz.

Loyalty and Rewards Programs (ödüllü üyelik programları)

Amerika’daki pek çok mağazanın, müşterileri kendilerine bağlamak adına geliştirdikleri yeni bir yöntem de Loyalty veya Rewards programlarıdır. Bu uygulama son yıllarda Türkiye’de de başlamıştır.

Burada müşteri, mağazanın sözü edilen programına ücretsiz olarak üye yapılır ve bir kart verilir. Bu kartların kredi kartı boyutunda ve anahtarlığa takılacak boyutta olanları vardır.

Bu programlar çeşitlilik gösterir: Kiminde, kartta yapılan alışveriş miktarı kadar puan birikir ve bu puanlar sonra yine alışveriş esnasında para gibi kullanılır. Bazen puan biriktirme yerine mağazadaki ürünler üyelere daha ucuza satılır veya üyelere özel başka promosyonlar olabilir.

Sürekli alışveriş yaptığınız marketin böyle bir programı varsa üyesi olmak faydalı olabilir ama nadiren gittiğiniz bir mağazanın böyle bir programına dahil olmanın size bir getirisi olmayabilir. Aksine bu tip programlara girişte isim ve adres bilgilerinizi paylaştığınız için güvenlik açısından çok fazla yere üye olmak sakıncalı bile olabilir.

Okulunuzu ve Caminizi Destekleyin

Bazı marketlerin, mahallelerinde bulunan okulları destekleyici programları vardır. Bundan kazançları büyük ihtimal vergiden kesintiye gitmeleri olabilir. Eğer siz de çocuğunuzun okuluna küçük de olsa bir kazanç sağlamak isterseniz bu programa dahil olabilirsiniz.

Hatta eğer yaşadığınız şehirde bir İslami okul varsa onları bu programdan haberdar edip yardımcı olabilirsiniz. Program dahilinde müşteri, her alışverişinde kendine verilen kartı kasada gösterir ve kendisine extra bir yükümlülüğü olmadan, yaptığı alışverişten elde edilen karın bir miktarı, anlaşma yapılan okula gönderilir. Bu programdan çoğu zaman camiler de faydalanabilmektedir.

Clearance

Amerika’da alışverişi en cazip kılan, adına “clearance” denen indirimlerdir. Bu sayede bir ürünü % 90 a varan indirimlerle alabilirsiniz. Bundan faydalanmak için bu indirimleri takip etmek en emin yoldur ama tabi bunun çok vakit alacağı kesindir. Aslında her mağazanın haftanın hangi günlerinde ürünlerini indirime soktukları bellidir. Sürekli alışveriş yaptığınız mağazanın müşteri servisine bunu sorabilirsiniz. Hiç çekinmeyin, sorunuz cevapsız kalmayacaktır.

Clearance kelime olarak temizleme anlamına gelir. Mağaza artık o malı tamamen elinden çıkarmak istediği için çok düşük fiyatlarda satışa sunar. 100 dolarlık bir ürünü bir kaç dolara almak işten bile değildir. Fakat burada gözden kaçırılmaması gereken şey, o ürüne gerçekten ihtiyacımız olup olmadığı konusudur.

İhtiyacınız olan bir malı rafa ilk konduğu zaman, asıl fiyatından almak hiç de akıl karı değildir. Genelde 1 ay kadar sonra o mala az da olsa bir indirim gelecektir. Bekleyince renk ve beden bulma konusunda sıkıntı yaşanabilir ama genelde mağazalar bu konuda da yardımcı olabilirler. İstediğiniz renk ve beden ellerinde yoksa size ücretsiz kargo ile bile gönderebilirler. Sadece sormaktan çekinmeyin.

Department Stores Credit Cards

Department Store denilen mağazalar çok büyük mağazalardır ve gerçekten araba lastiğinden tutun da çoraba kadar geniş ürün yelpazeleri vardır. Bu tip mağazaların kendi kredi kartlarından birine başvurursanız genelde alışveriş yaptığınız ilk gün %15- 20 gibi indirim verirler. Yani pahalı bir ürün alacaksanız (buzdolabı vs gibi) o gün kredi kartını açtırmak mantıklı olabilir.

Bu mağazalar ayrıca genelde kredi kartlarının teklif ettikleri “cash back” denilen “harcadığın kadar kazan” tarzı puanlama sistemini de uygularlar ve normal kredi kartlarından biraz daha yüksek ödüller teklif edebilirler.

Beğenmedim Geri Al

Amerika’da, alışverişi kolaylaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapar mağazalar. Müşteri onların gerçekten velinimetleridir, hiç üzmezler, kırmazlar, hoş tutarlar.

Satın aldığınız bir ürünü geri verme süresi, faturası varsa 1 aydan başlar, 6 aya kadar çıkabilir, hatta bazı mağazalar ne fatura isterler, ne de zamana bakarlar. Mağazanın müşteri servisi size gereken bilgiyi verecektir ya da genelde faturanın arkasında bu bilgiler zaten belirtilir.

Mal iadesi konusunda bilhassa titiz olunmalı, alışveriş yapılan mağazanın ürün iade şartlarına uyulmalıdır. Mesela giyilmiş bir kıyafeti sonra hevesi geçince hiç giyilmemiş gibi gösterip geri vermek doğru değildir. Ama o ürün gerçekten size uygun değilse, geri götürüp “ben bunu giydim, kullandım ama beğenmedim, isteklerimi karşılamadı, fikrimi değiştirdim” deyip geri vermenizde bir sakınca olmaz. Tabi bütün mağazalar aynı şekilde karşılamayabilir bu isteğinizi. Başta da bahsettiğimiz gibi mağazanın ürün iade şartlarına dikkat etmelisiniz.

Kimi mağazalar iade karşılığı paranızı size tam olarak geri verirler veya kredi kartı ile alışverişlerde, aynı miktar para kartına aktarılır. Bununla birlikte kimi mağazalar para iadesi yerine size yine aynı mağazada kullanmak üzere o ürünün değerince çek verebilirler.

İade edeceğiniz ürünün kasa fişi ve ürün etiketi de olmalıdır. Eğer bunlar yoksa iadeyi kabul etmeyebilirler veya iade karşılığında, o ürüne alırken ödediğiniz parayı değil de, aynı ürünün sizin iade ettiğiniz zamanki fiyatı kadar bir çek verebilirler. Bu çek sadece o mağazada kullanılabilir.

Teknolojik Fırsatlar

E-Mail Promosyonları

Üye olunan programlar promosyonlarını telefon mesajı veya email ile gönderirler. Bu yüzden üyeliğe başvururken sizden bu bilgileri isterler. Size tavsiyemiz; sırf bu maksatla kullanmak için yeni bir e-mail adresi edinmenizdir. Zira zaman içinde e-mail hesabınız istenmeyen maillerle dolabilir.

Artık alışveriş yapmadığınız mağazaların ödül programlarından çıkmak da sizin elinizdedir. Yine bu mağazanın müşteri servisi ile görüşebilirsiniz veya artık mail almak istemiyorsanız “unsubscribe” seçeneğini kullanarak e-mail listesinden ayrılabilirsiniz.

Size e-maille gelen bir promosyon veya kuponu yazdırıp mağazaya götürebileceğiniz gibi bazen sadece kupondaki kodu da kaydedip mağazada bunu gösterebilirsiniz. Ya da kuponu telefonunuzdan gösterip promosyondan faydalanabilirsiniz.

QR Codes

Ayrıca bazen bazı ürünler promosyonlarını dergi veya gazetelerde QR code ile verirlar. QR code, kare şeklinde bir tür barkoddur ve bunu telefonunuzdan taratıp markette kasada gösterince ilgili promosyondan bu şekilde de faydalanabilirsiniz. Bu sayede adı geçen ürün hakkında merak ettiğiniz bilgilere de sahip olabilirsiniz.

Telefon Uygulamaları

Akıllı telefon teknolojisinin üretici ve mağazalara sunduğu bir diğer imkan; telefon uygulamaları yoluyla da müşterinin dikkatini çekebilmek oldu. Artık hemen her mağazanın bir de telefon uygulaması bulunmakta. 

Bazı satıcıların sadece uygulamalara özel indirimleri olabilmektedir. Bu uygulamaları telefonunuza yükleyip, indirim ve fırsatları bu yolla da takip edebilirsiniz. 

İndirimli Satış Yapan Mağazalar

Wholesale Stores

Toptan alışveriş marketleri (wholesale stores) Amerikan ailesinin aşırı tüketim isteğini biraz daha arttırmak amaçlı mı açılmıştır bilinmez ama, Amerika’da zaten büyük olan ürünlerin ebatları burada iyice büyür. Adeta bir restorana veya bakkala alışveriş yapar gibi alır insanlar; 100 şişe su, 50 tane yumurta, 10 paket şundan, 20 paket bundan…

Ucuzunu bulunca kıştan yaza, yazdan kışa alıp biriktirmek bizim de adetlerimiz arasındadır ama, buradaki maksad bir daha bulamam derdi değildir aslında. Amerikalı aldıkça mutludur. İşin psikolojisi bir yana, sanıldığının aksine, ucuz da olmayabilir bu mağazalar.

Bu tip mağazaların üyelik ücretleri yıllık 40 ila 120 dolar arasında değişmektedir. Sadece yumurta ve süt daha ucuz diye buralara üye olmak akıl karı olmayabilir. Hesabını iyi yapıp ona göre davranmalıdır.

Bu tip mağazaların günübirlik giriş kuponları vardır. Üye olmadan önce mağazaların sitelerinden bu kuponu edinebilir ve gidip bir fiyat araştırması yapabilirsiniz. Kuponunuz yoksa girişteki görevliye mağazaya üye olmadığınızı ama bir günlük alışveriş yapmak istediğinizi söylerseniz size bir günlük üye kartı vereceklerdir. Bu kart ücretsizdir ama, alışveriş yaparsanız faturanıza %10 luk bir hizmet payı eklerler.

Discount Stores

Amerika’da bilhassa bayanların çokça ziyaret ettikleri alışveriş mekanlarından biri de indirim mağazalarıdır. Bu tip mağazalardan kaliteli ürünleri daha uygun fiyata almak mümkündür; ayakkabı, kıyafet, mutfak malzemeleri hatta bazen mobilya.

Ne Alırsan 1 Dolar

Dollar store’lar bizdeki 1 milyoncular gibi ufak tefek pek çok ürünün 1 dolara satıldığı mağazalardır. Bu mağazalar cazip gibi görünseler de aslında burada satılan ürünlerin market fiyatları zaten 1 dolar civarındadır. Kimisi biraz ucuz olabilir ama, kimi ürünleri diğer marketlerde 5-10 cent daha hesaplıya bulabilirsiniz.

Yine hesabını iyi bilmeli ve her şey 1 dolar diye aldanmamalıdır. Buradan alışveriş yapmanın cazip tarafı ufak tefek şeylere ihtiyacınız varsa topluca bir arada bulabilme imkanıdır.

Black Friday Alışverişi

Black Friday, Şükran Gününün hemen ertesi gününe denk gelen Cuma günüdür. Bugüne kara denmesinin sebebinin, indirimlerden faydalanmak isteyenlerin yol açtığı aşırı kalabalık, trafik ve kargaşanın çoğu zaman kaza ve istenmeyen üzücü vakalarla sonuçlanması olduğu söylenir. Bir diğer söylentiye göre ise, mağazaların daha gün ışımadan, çok erken saatlerde kepenk açmaları sebebiyle bugün kara diye adlandırılır.

Black Friday terimi ilk kez 24 Eylül 1869’da, James Fisk ve Jay Gould’un altın piyasasını köşeye sıkıştırmaya çalıştıkları zaman kullanıldı. Ancak hükümetin devreye girmesi, piyasayı altınla doldurarak fiyatların düşmesine ve pek çok yatırımcının servetini kaybetmesine yol açtı.

Başlangıçta satıcılar bugünün olumsuz bir çağrışım yapmasından ötürü “Siyah” olarak adlandırılmasından hoşnut olmadı. 1961’de bir gazete bugünü “Big Friday” (Büyük Cuma) olarak adlandırmaya çalıştı ama bu terim pek tutulmadı.

Black Friday alışverişlerinde bazı ürünlerin çok düşük fiyata satıldığı reklam edilir. Fakat bu indirimli ürünler sadece black friday için üretilmiş düşük kalite ürünler olabilmektedir. Bu tür ürünler sadece bu zaman zarfında satışta olur. 

Kara Cuma’nın hemen ardından gelen Pazartesi ise, internet satışlarının en yüksek noktaya çıktığı gündür ve Siber Pazartesi olarak adlandırılır. Perakende sektörün büyük bölümü, bugüne özel internet sitelerinde indirimler sunar.

Aslında Ucuzu Pahalısı da Yok

Reklamlar, afişler, broşürler, en ucuzu bizde, daha ucuzu yok… gibi bir sürü göz boyayıcı ifadeler. Nasıl oluyor da herkes en ucuzunu sattığını iddia edebiliyor acaba? Yalan dolan da değil, çünkü yersiz iddialara verilen cezalar ağırdır bu ülkede.

Hepsi doğru söylüyordur, hiç birinin iddiası yersiz değildir aslında. Çünkü hiç birinin sattığı mal diğerinin bire bir aynı değildir. Kıyafetse rengi değişiktir, televizyonsa bir düğmesi solda değil de sağdadır, tabak çanaksa o desen değil de bu desendir. Yani aslında aynı şeylerin farklı versiyonlarıdır hepsi. Herkes aynı şeyi daha ucuza satamayacağı için bulunmuş sinsice bir yöntemdir bu da. Her mağaza, markalarla ayrı ayrı anlaşıp kendi versiyonlarını yaptırır ve o ürünün belki de tek satıcısı olduğu için en ucuz satanı da o olur.

Ayrıca çok düşük indirim zamanlarında yine sırf o zamana ait versiyonlar raflara çıkar. Kısacası indirimlerden faydalanmalı ama tuzağa da düşmemelidir. Birbirinin aynı olan ürünler (clearance dışında) her yerde yaklaşık aynı fiyata satılır.

Müşteri Hakları

Aslında bu yazının tamamı müşteri haklarından bahsetse de bir kaç noktaya özellikle temas etmek isteriz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi Amerika’da müşteri değerlidir. Müşteri hakları korunur ve kesinlikle mağdur edilmez.

Mesela marketten elma aldınız, eve geldiniz bir tanesi çürük çıktı. Hemen gidip paranızı geri isteyebilirsiniz. Güler yüzle karşılanırsınız ve sizden özür bile dilenir çürük elma sattıkları için. Ya da alışveriş yaparken raflarda bir ürünü 5 dolara gördünüz ve aldınız, kasadan geçerken sizden 10 dolar istediler. Ben bunu 5 dolara görmüştüm derseniz bazen hiç gidip kontrol etme ihtiyacı bile hissetmeden size onu 5 dolara verebilirler. (bunu bilhassa büyük marketler yapar)

Fakat bazen bu haklar bazı müşteriler tarafından suistimal edilebilmektedir. Bu konuda bir Müslüman olarak dikkatli davranmalı, iki üç kuruş için gereksiz tartışmalara girmekten kaçınmalıdır.

Son Söz

Bu yazı, alışveriş dürtüsünü körüklemek ve ‘hangi malı nereden daha ucuza alırım’ sorusuna cevap bulmak için yazılmadı. İhtiyaç oldukları için alınmak zorunda olunan malları nasıl daha ucuza alabiliriz ve müşteri olarak haklarımız nelerdir, bunları açıklamak için kaleme alındı.

Müslüman her halinde olduğu gibi alışverişinde de ölçülü ve bilinçli olmalı ve israftan kaçınmalıdır.

Nurgül Çelik

Yorum Bırakın / Leave a Comment

Go to Top